Aman Tanrım! (Veya Aman! Jim Carrey)
Christopher Nolan bugünlerde yeni Batman filmi için genç bir Bruce Wayne arıyor diye başlarsam bu yazıya olay hedefinden sapabilir mi bilmiyorum. Ama Christopher Nolan ve Bruce Wayne’i yanyana koyduğumuzda ortaya Bruce Nolan gibi bir isim çıkıyor ki bu da Jim Carrey’in son filminde canlandırdığı televizyon muhabirinin ta kendisi.
Hani insanın hayatında bazı dönemler vardır. Her şey olabildiğince ters gitmektedir. Bir yakınınız ölmüştür, iş yerinde patrondan fırçanızı yemiş, arkanızdan çevrilen dolaplarla uğraşmak zorunda kalmışsınızdır, ilişkiniz yolunda gitmez, en aceleniz olan anda trafik tıkalıdır, tatile gidecekken yağmurlar yağar... Bruce Nolan’ı da böyle bir zamanda tanıyoruz ve “Ne istiyorsun benden?” diye yukarıdakine (!) yakarışına tanık oluyoruz. Ve film de bundan sonra başlıyor.
Kanlı canlı tasvir edilişine alışık olmadığımız “tanrı”, Bruce’un karşısına çıkıp “Al bakalım” diyor, “Zaten işim başımdan aşkın, gücümün, yetkimin bir kısmı senin olsun, bakalım kolaymıymış.” Filmi izlerken bu noktaya kadar sokaktaki sıradan bir insan, herhangi bir kanalda herhangi bir muhabir rolünde biraz eğreti duran Jim Carrey tanrısal güçlerle beraber bir çok filminden alışık olduğumuz beden diline de kavuşuyor “Jim Carrey izleyicileri”nin beklentilerini karşılayacak klasik Jim Carrey mimik ve jestlerine bürünüyor.
Film aslında afişini görüp de konusunun bir iki satır bile okumuş birisi için bu noktadan sonra neredeyse hiç bir sürpriz taşımıyor, beklenen gelişmeler, beklenen sonuçlar sıralanıyor. Her ne kadar çok güçlü olsa da Bruce Nolan’ın öğrenmesi gereken bir çok şey var, gücünü sadece kendi için değil “tanrı”dan medet uman yüzbinler için de kullanması lazım. Üstelik de işin “herkesin dileği” olsun gibi bir kolaycılığa kaçmadan. Ve tabii ki bu sırada silkelenip kendisine de gelmeli, hayatını, işini, ilişkisini toparlamalı.
Jim Carrey hayranları için kaçırılmaz bir fırsat olan filmde Carrey’in filmografisinden kesitler bulmak mümkün: Hayvan Dedektifi’ndeki vücut kıvraklığı, Cable Guy’daki yakaran gözleri, Liar Liar’daki kurnazlığı... Jim Carrey’den fazlaca hoşlanmayanlar ise Jennifer Aniston’un güzelliğini (ki bir sabah uyandığında göğüslerinin bir kaç beden büyüdüğüne şahit oluyoruz) veya Morgan Freeman’ın tanrısal şıklığı içindeki “cool”luğunu görmek için filmi izleyebilirler.
Posted by Fikirbaz at September 5, 2003 03:09 PM
- Save This Page At Del.icio.us