King'in Kingdom'ı
(Yeşim Tabak, Radikal Cumartesi, 8.5.2004)
Kingdom Hospital, iç savaş döneminde çıkan bir yangında çok sayıda çocuk işçinin öldüğü bir imalathaneyle aynı alan üzerine kurulmuş. Bilimden başka her şeye burun kıvrılan hastane, insan kibirinin görkemli mabetlerinden biri konumunda. Gelgelelim üzerinde bulunduğu lanetli toprak, doğaüstü birtakım vakaları hastanenin koridorlarına taşımaya başlıyor... 80'lerin St. Elmo's Fire gibi klasik gençlik filmleriyle ünlenen Andrew McCarthy, ana kahramanlardan Dr. Hook rolünde karşımıza çıkıyor. Dizide Von Trier'e selam gönderme maksadıyla karakterlerden birine Von Trier soyadı verilmiş.
Yeniden çevrimlerin en anlaşılmaz kategorisi, sınırları zorlayan işlerden uyarlananlar. Neresinden bakılsa, var olan ilginç bir işin alınıp bir miktar 'hiza'ya getirilmesi, kalibresinin düşürülmesi söz konusu oluyor. Para kazanmak için yaptığını söylese bile Lars von Trier'in belki de en iyi işi olan sekiz bölümlük TV dizisi Krallık / Kingdom'ın (ya da orijinal adıyla Riget'in) Amerikan versiyonunun bu genellemenin dışında kalması için hiçbir sebep olamazdı, zaten olmadı da. Gerçi şu da var ki, Stephen King'in yazdığı ve yapımcılığını üstlendiği (Von Trier de yapımcılar arasında) Kingdom Hospital, Riget'i izlemiş seyirciler için yapılmadı. Amerikan seyircisinin büyük kısmı, Danimarkalı bir gringonun zır acayip dizisini nasılsa hiçbir zaman görmeyecekti. Hele de özellikle sinema, televizyon ve müzik konusunda her millette var olan 'yerli mal' zaafını düşününce...
'Romanlaştırma'
Kingdom Hospital tabii ki Riget'ten çok daha fazla reyting şansına sahip ama, arkasında Stephen King gibi popüler bir isim de olmasına rağmen, Amerikan televizyonlarına göre yine de derhal çok sevilip bağra basılacak bir dizi değil. Uzun soluklu diziler gibi her bölümde başı sonu olan yeni bir hikâye de anlatmıyor, dahil olduğu mini dizi kategorisinin uzun bir filme benzeyen giriş-gelişme-sonuç kalıplarına da tam oturmuyor. Tanıtması gereken karakter, bir bir değinmesi gereken tuhaflık sayısı çok fazla. Nitekim Amerika'da, ilk iki bölümünün yayınlanmasından sonra, 'bırak hikayenin etrafında dolanmayı, olaya gir kardeşim' gibisinden eleştiriler almadı değil. King ise halkından sabır istedi: "Kingdom Hospital'ın televizyon için yapılmış bir 'romanlaştırma' olduğunu unutmayın. Tıpkı bir roman gibi, emeğinizin karşılığını verecek, ama biraz zaman tanımanız lazım." Dizinin yayınlandığı ABC kanalı da temkinle karışık irili ufaklı kelekler attı King'e. Yayın gününü değiştirmek, haftada iki kez yayınlama sözünü yerine getirmemek, fazla reklam yapmamak, King'in ikinci sezon isteğine kem küm etmek gibi.
Geçen çarşamba akşamı atv'de ilk bölümü yayınlanan Kingdom Hospital, şimdilik Riget'in hikâye akışına büyük ölçüde sadık kalacak gibi görünüyor. Ama aynı ölçüde de Stephen Kingleşme söz konusu. King senaryoya, kendisinin izdüşümü olan bir ana karakter yapıştırmış. Söz konusu karakter çok ünlü bir ressam ve yol kenarında koşarken bir kamyonetin çarpıp kaçması sonucu ölümün ucundan dönüp ağır yaralı bir halde hastaneye kaldırılıyor. Tıpkı 1999'da benzer bir felaketi yaşayan King gibi. Rickman'ın önce sebebini bilmeden resmini yapıp sonra ilahi bir karşılaşma yaşadığı, dizi boyunca kendini pek özletmeyeceğe benzeyen gizemli karıncayiyen muhabbeti ('metafizik diyarlarda manalı bir şeyler oluyor...'), King'in mührünü iyice sıkı basıyor. Tüm hayvanların epey abes (komik deseniz o da değil) bir tat bırakacak şekilde iç sese sahip olması, detaydaki Riget-Kingdom Hospital farkları arasına eklenebilir. Daha dramatik ayrışma noktaları, bekleneceği üzere mizah ve görsellik. Von Trier'in Dogma manifestosuna girişmeden önce omuz kamerasıyla çektiği, grenli, sepyamsı görüntülere, hastaneliğini bilen apaydınlık bir atmosfere sahip dizisi, Kingdom Hospital'a dönüşürken Amerikan dizilerinin standart ve heyecansız görsel kalitesine sıkışmış. Tedirgin ediciliği üstlenmiş imgeler de aynen; makyaj ve ışık kullanımı Ring benzeri filmlerin steril karanlığında. Bir de mizah meselesi var tabii. Riget'in, gariplikleri soğukkanlılıkla karşılayan absürd mizahının Kingdom Hospital'daki tercümesi, 'büyük gözlük takan büyük burunlu biri' gibi 'komiklik'ler.
Riget, Twin Peaks'le birlikte, dizi halinde televizyonda yayınlanmasına rağmen televizyon dizisi kalıplarını yerle bir eden ve bu alanın sinema kadar etkileyici olabileceğini kanıtlayan, seyirciye ne hissedeceğini şaşırtan bir auteur 'film'iydi (CNBC-e'de yayınlanmıştı). Uyarlaması ise, ilginç bir hikâyesi olan, iyi yapılmış, sıradan bir dizi. Reklam şişkini yayın usullerince, her çarşamba saat 23:30'da atv'de. Ya da atv geleneğini gözönüne alırsak, çarşamba günleri gece vakti bir ara yayınlanacak işte...
Posted by Fikirbaz at May 11, 2004 07:17 PM
- Save This Page At Del.icio.us