İlk defa ağlattı
(Metin Üstündağ - Radikal - 28/07/2004)
Oğuz Aral'ın onlarca karikatürist yetiştirdiği Gırgır dergisi pratiği, en az Köy Enstitüleri kadar değerli ve önemlidir. Bugün çok sayıda yeni ve iyi karikatürcü çıkmamasının sebeplerinden biri de bir Oğuz Aral daha olmamasıdır.
İSTANBUL - Oğuz abinin, benim ve tüm karikatürcülerin üzerinde babalarımızdan çok emeği vardır. O bize fantezi bir hayat bağışladı. Biz karikatürcü olmadan önce okulda, sokakta, mahallede, evde habire 'sus' diye kafasına vurulan haylaz ve belki de hiperaktif çocuklardık. Oğuz abi ve Gırgır olmasaydı, akabileceğimiz bir mecra açılmamış olsaydı kendimizi ordan oraya, duvardan duvara vurup ya psikopat ya da psikopat olurduk.
Oğuz abinin kıymetini ve mucizevi hünerini dergi yöneticisi olduğum sıralarda daha iyi anladım. Özellikle Öküz dergisinin yayın yönetmenliğini yaptığım sıralarda. Ben okumuş yazmış, eli kalem tutan birçok yazar çizere derdimi anlatmakta zorlanırken; Oğuz abi Gırgır dergisinde Edirne'den Van'a, Mersin'den Trabzon'a birçok köylü, kasabalı, şehirli çocuğa karikatür denen dünyanın en illet işini sakız çiğner, çekirdek çitler gibi basit bir şekilde anlatıp, öğretip onları kısa zamanda karikatürist yapmıştı. Öyle ki karikatür sanatı bir süre sonra geleneksel el sanatlarımızdan biri haline gelmişti.
İnsan sarrafıydı
Gırgır'daki Çiçeği Burnundakiler köşesinden onlarca profesyonel karikatürist çıktı. Oğuz abi insan sarrafıydı. Sizinle yarım saat konuşsa kaderinizi okuyabilir ve hatta değiştirebilirdi. İçinizde kendinizin bile bilmediği, gizli kalmış yanlarınızı karikatür denilen araçla nasıl ortaya çıkarabileceğinizi şıp diye gösterirdi.
Her zaman söyledim yine söylüyorum hep söyleyeceğim, Oğuz Abi'nin Gırgır dergisi pratiği köy enstitüleri pratiği kadar çok değerli ve önemlidir. Onun sanatçı üretme pratiği hayatın ve sanatın birçok alanına uygulanabilir. Naçizane bizler onun bu pratiğini yıllardır uygulamaya çalışıyoruz. Bugün varolan bütün mizah dergilerinin içeriği olmasa da biçimi onun eseridir.
Son görüşmelerimizden birinde "Oğuz abi, n'apıp ne ettiniz de, birer şoparken bizi karikatürist yaptınız" diye sordum. O büyük bir alçakgönüllülükle "Ben bir şey yapmadım çocuğum. Siz yaptınız. Ben sadece size değer verdim ve yol gösterdim" dedi.
Kendi üzerimden Oğuz abinin büyücü diyebileceğim hünerini anlatmak da isterim. Gırgır dergisine Çarşaf'tan profesyonel olarak gelmiştim. Çeşitli konularda karikatürler çiziyordum. Oğuz abi, benim bir tomar espri eskizime bakıp belki de çizgi hayatımı değiştirecek saptamasını yaptı. Bir gece odasına çağırarak "Ya Metin senin siyasi karikatürlerinde bile aşk var, politikacıları bile eşleriyle el ele çiziyorsun, gel sana bir köşe verelim, adı da Metin'in Âşıkları olsun, burada biraz debelen bakalım n'olucak!" dedi. Ben o günden beri adı, karakterleri, esprileri değişse de aslında o köşeyi çiziyorum ve şunu söylemek istiyorum: Oğuz Aral sizin olduğunuzla yetinmiyordu, olabileceğinizi de görmek istiyordu. Bu durum belki birçok arkadaşımıza zor gelmiş olabilir. Bu yüzden onu anlamamış olabilirler.
Bir de yılmadan usanmadan bildiklerini öğretme, aktarma aşkıyla doluydu. Öyle ki Gırgır dergisi artık belediye otobüsü gibi tıklım tıklım dolu olduğu halde o hâlâ meşhur pazartesi toplantılarında erinmeden genç çocukların cin ali karikatürleriyle ilgilenir, saatlerce dil dökerdi. Bugün Oğuz abinin bu emeği, bu coşkusu olmadığı için belki de mizah dergilerinden çok sayıda yeni ve iyi karikatürcü çıkmıyor olabilir.
Biz Gırgır'dan sonra başka dergilerde çizsek de 'Oğuz abi bizi izliyordur, karikatürlerimize bakıyordur, aman güzel çizelim' diyerek daha bir dikkat ederdik. Şimdiyse çok daha dikkatli olmamız gerekiyor.
Hepimizin başı sağ olsun.
Oğuz Aral'ın naaşı yarın öğlen Levent Camii'nde kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verilecek.
Posted by Fikirbaz at July 28, 2004 01:17 PM
- Save This Page At Del.icio.us