Bilgimiz olsun ama çok yormasın
(Serdar Kuzuloğlu, 8.11.2004, Radikal)
Geçenlerde televizyonda izlediğim tartışma programında oturumun yöneticisi ısrarla internet diye bir nimet olduğunu ve insanların oradan araştırma yapıp bilgilerini teyit etmesi gerektiğini söylüyordu. İnterneti bu kadar kutsal yapan nedir? Ekranlarda gördüğümüz ve okuduklarımızı her gün daha kolayca 'doğru' kabul ediyoruz. Bilgisayarların hesap şaşmazlığının bilgi gibi kısmen soyut ve herkese göre yeniden şekillenebilecek bir kavram için de geçerli olduğunu düşünüyoruz. Oysa ansiklopedileri, kaynak kitapları ve benzeri belgeleri hazırlayanların aksine web sayfalarının ardındakiler çoğunlukla yazdığı konuda uzmanlığı olmayan, sizin benim gibi kişisel anlamda meraklı ya da kulaktan dolma bilgilere sahip kullanıcılar.
Mesela dış cephe kaplamasının faydasını mimar ya da mühendisler yerine (internetin yeni Mahir'i olmaya aday) Jet Ali'nin sayfasından öğrenirseniz işiniz iş. Gerçi sayfasında değindiği gibi maaşını aldığında dövüş sanatı sırları da dahil olmak üzere birçok konuda bizi aydınlatacak ama şimdilik mevcutla da idare ediyoruz biz. Duaları kabul olsun, milyarın üstünde maaş nasip etsin Rabbim şu mübarek günde inşallah Jet Ali kardeşimize.
Bilgi kavramına dönersek araştırmalar hâlâ dünyadaki yazılı/basılı bilginin çok küçük bir diliminin internette sayısallaştığını ortaya koyuyor. Yüz milyonlarca dolar bütçeli çalışmalar yıllardır çok az sayıda yayını biz internet kullanıcılarının parmakları ucuna yerleştirebildi. Uygarlığın bilgi tortusu hâlâ yüzyıllardır olduğu gibi kütüphanelerde, arşivlerde, teyplerde ve kasetlerde 'çürüyor'. Çürüyor çünkü eskiden bir gün önceki gazeteyi ancak okuyan insanlar bugün o gazetelerin web sitesinde 10 saniyeden fazla duramıyor. Teknoloji bizi sabırsız ve hap şekilli bölük pörçük bilgilere bağımlı yaptı. Elbette bu kitle araştırma yaparken, bilgilenirken de aynı sabırsızlıkla kitapları taramak, kütüphaneleri dolaşmak gibi külfetlere katlanmak istemiyor. Hatta insanların internette de öyle okuduğunu, bilgilendiğini sanmayın sakın. Ekranların hâlâ okuma için uygun bir yapı olmamasından dolayı insanlar sadece haber ve yazılarda 'göz gezdiriyor'. Radikal'in sitesinde insanlar bir sayfada ortalama 80 saniye duruyor. Ya tüm okurlarımız hızlı okuma şampiyonu, ya da haberleri okumuyorlar. Bu da yeni nesil bir bilgi tüketim toplumunun ipuçları.
Oysa bir yandan da daha zengin, daha hızlı ve 'pragmatist' bilgiyi bize ulaştırmak için sürekli yeni imkânlar gelişiyor. Manşette göreceğiniz gibi cep telefonlarımızda televizyon izleme, görüntülü radyo dinleme ve konser, otobüs, tren bileti alma noktasına kadar geldik. Gündem belirleme konusunda web siteleri her geçen gün daha fazla ağırlığa sahip oluyor. Bu alternatif kaynaklara ulaşabilecek insan sayısı da hızla artıyor.
Yine de 'bilgi' ve 'bilgi toplumu' kavramlarının bu kadar yoğun telaffuz edildiği bir dönemde her geçen gün daha katı kurallar içinde, daha kolay yönlendirilebilir ve daha az kaynaktan beslenir hale geliyor olmamız da kafa yormaya değer bir konu...
Posted by Fikirbaz at November 9, 2004 10:14 AM
- Save This Page At Del.icio.us