Dünden Bugüne Fikret Kızılok
Şarkılarımı kendim yazdım; düşündüm, besteledim, çaldım ve söyledim. Bu bütünlüğe inandım. 13 Altın plağım oldu. Zaman zaman, Yana Yana, Not Defterim, Yadigar gibi uzunçalar ve de kaset-disklerim. "Meşhur"luğun bir hastalık olduğunu bilerek ortalıkta fazla görünmedim, sadece işimi yaptım, şarkılarımı söuyledim. Aşk mektuplarımı başkasına yazdırmadım. Soldan doğdum, soldan uyandım, solda oturdum, insan olmanı haysiyetini solda buldum hep solcu oldum ve hep solcu kalacağım. Sebebi gayet basit; insanın soyutlarının ve somutlarının bir bütün olduğudur. Güzelliklerin, kültürün ve sanatın satın alınamayacağıdır. Bir "Akl-ı evvel"in yaratıp herşeyin ortasına koyduğuna inanmam. Mistik işlerle uğraşmam. Eni boyu, yukarı aşağıya bütün kavramlarıma paradoksal bir ikilik koyarak "sonsoza doğru" buluşmak üzere diyalektiğe ve ölüme inanmışım. Kendimi ince ince doğrayan ve uykumdan sıçrayıp uyandıran bir hayatım oldu. Hep onu bekledim. Gelse de onu bekledim. O kadın değildi, o para değildi, o ölümsüzlük değildi."O"nu ben de merak ettim, onun için yaşadım, ona koştum ve onu buldum.
Ne mi o? Yaşadıkça bulunan O'na tanjant hayatım
ŞARKILARIM...
Yukardaki metni bu sabah Fikret Kızılok'un "Dünden Bugüne 1965 - 2001" isimli albümünün içinde okudum, bilgisayarımın başına geçince üşenmeyip aynen yazıp paylaşıyorum. Albümü şideetle öneririm. Fikret Kızılok'un 2001 yılında ölümünün ardından 2002'de yayınlanan derleme albümde sanatçının 20 adet parçası bulunuyor ki bir çok şarkıyı dinlerken "bu şarkıda mı onunmuş" diyeceksiniz.
Posted by Fikirbaz at November 25, 2004 09:28 AM
- Save This Page At Del.icio.us