CHP'ye bakıp Stalin'i hatırlamak
(İsmet Berkan, 07.01.2005, Radikal)
Stalin, 1930'lu yıllarda 'büyük imha' kampanyasına Sovyet Komünist Partisi kongresinde kendisine verilmeyen birkaç oy sonrası başladı. Milyonlarca insan ve bu arada Sovyetler Birliği'ni kuran önderlerin tamamı ve son olarak da Stalin'in yakın çevresi bu kampanya sonunda ya idam edildi ya da ölmek üzere toplama kamplarına gönderildi.
Artık devir değişti. Kimse kimseyi Türkiye'de bile idama götürmüyor, toplama kamplarına yollamıyor, ama bazı alışkanlıklar Stalin'i hatırlatıyor. Bu alışkanlık, kendisi gibi düşünmeyen partilileri partiden ihraç etme alışkanlığı.
Baykal, önce partili bazı milletvekillerini ihraç etmek istedi. Yüksek Disiplin Kurulu, Baykal'ın talimatını yerine getirdi ve bu ihraçları onayladı. 'Onayladı' kelimesini bilerek kullanıyorum; çünkü o milletvekilleriyle ilgili hüküm, bizzat Baykal tarafından bir grup konuşmasında verildi zaten.
CHP lideri burada da durmadı; Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül'ü de partiden ihraç etmek istedi. Onunla ilgili hükmü de bir grup konuşmasında ilan etti aslında. Bundan sonrası, Yüksek Disiplin Kurulu'nun Baykal'ın ilan ettiği hükmü onaylamasıydı. Açıkçası herkes bunu bekliyordu.
Ama o da ne, siyaseti Baykal'ın metotlarıyla, hatta o metotları ondan daha etkili kullanarak yapan biri vardı: Mustafa Sarıgül.
O, Deniz Baykal'ın bir önceki kurultayda, tüzükte yapılan antidemokratik değişiklikler sonrası kendi eliyle tek tek seçtiği parti meclisi, MYK ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin arasına sızmayı başarmış, bir kararın Deniz Baykal'a rağmen çıkmasını sağlayacak sayıda insanı da şu veya bu yöntemle yanına çekmeyi başarmıştı.
Baykal'ın 'Rüşvetle karar satın alınıyor' diye bağırması boşuna değil. Çünkü can evinden vuruldu, en fazla sadakati beklediği bir kurulda dediğini yaptıramadı.
Ortada bir somut rüşvet iddiası var ama rüşvetin verildiği söylenen kişi hem rüşveti iade etmiş hem de toplantıda Sarıgül aleyhine oy kullanmış. Başka rüşvet iddiası da yok. Peki Sarıgül lehine oy verenler nasıl vermiş? Baykal esas onları, ortada bir iddia bile yokken töhmet altında bırakıyor.
Baykal'ın hemen kurultay kararı alması da boşuna değil. Stalinist yöntemlerini bugüne dek yeterince rahat uygulayamadığını düşünüyor, kurultaydan başarılı çıkarsa parti içi imha kampanyası hızlanacaktır. O yüzden CHP'nin lordlarının, baronlarının ve delege ağalarının Stalin'in hayatını ve yükselişini yeniden okumasında fayda var. Özellikle Eşref Erdem ve Önder Sav'a son birkaç yılda çıkan yeni Stalin biyografilerini öneririm.
Stalin'in imha kampanyaları sırasında uyguladığı başlıca yöntem, ortaya çeşitli komplolar çıkartmaktı. Bunların hepsi hayaliydi elbette ama işe yarıyordu. Çok kişi Troçkist komplonun parçası olduğu gerekçesiyle, hatta bunu itiraf ederek idam mangasının önüne çıktı.
Baykal'ın bulduğu komplo da şu: Mustafa Sarıgül'ü CHP'nin başına Amerika, Avrupa ve medya getirmek istiyor.
Düşünebiliyor musunuz, koskoca Amerika işi gücü bırakmış CHP'nin içiyle ilgileniyor. En basit bir konuda bile bir araya gelemeyen Avrupa bir olmuş CHP'ye genel başkan arıyor. Bunlara sadece fanatikler inanır.
Medyaya gelince... Doğrudur, takım tutar gibi parti tutmak, hatta parti içindeki hiziplerden birine angaje olmak gibi alışkanlıkları var kimi gazeteci arkadaşlarımızın. Ama onları Deniz Baykal benden bile iyi tanıyor, çünkü o arkadaşlarımız geçmişte SHP içi kavgalarda hep Baykal'ın yanında yer aldılar, o vakitler Sarıgül'ün adını bile bilmezlerdi.
Baykal, geçmişte bu çeşit medya pompalarıyla SHP'nin başına gelemediği için kendi hizbiyle gidip CHP'yi oluşturdu. Şu kaderin işine bakın ki, onca yıllık hizipçilikten sonra elde ettiği genel başkanlığı bu kez kendi yöntemlerini kullanan bir başkasına kaybetmenin telaşı içinde.
Baykal'ı bekleyen son, maalesef Ecevitlerin yoludur, sonunda gidip kendi kişisel partisini kuracak ya da CHP'yi o hale getirecektir ve talih kuşunun aynen Ecevit'te olduğu gibi bir gün omzuna konmasını bekleyecektir.
Bizzat Bülent Ecevit'in kendisi, hiçbir yaşın ileri, hiçbir zamanın geç olmadığının kanıtı değil midir?
Posted by Fikirbaz at January 8, 2005 12:15 AM
- Save This Page At Del.icio.us