Alabalık mı alırdınız ya da yar(at)ılan yazarlık mı?
( Eren Barış*, 19 Haziraz 2005, Radikal 2 )
Sayın okuyanlar ülkemizde her üç saniyede bir yaratıcı yazarlık semineri düzenleniyor. Yaratıcı yazarlık üzerine dersler veriliyor, üniversitelerde yaratıcı yazarlık bölümleri açılıyor, yaratıcı kitaplar(!) basılıyor. Yumuşak burunlu bir diyetisyen üslubuyla özel kurslarda yaratıcılık ve yazarlık için her şey belirleniyor. Belli bir ücret karşılığı teknikler öğrenilerek, Bilge Karasu'dan daha iyi öyküler yazabilmenin sırları ifşa ediliyor. Ne güzel işte diyenleriniz olabilir ama, suyun öte yakası hiç de iç açıcı değil. Yayın sektöründeki pazarlayıcı kirlenme, dergiciliğin reklam poli-tijeni olması gibi etmenler yazarlığın ipini çoktan çekmiş durumda. Yaratılan yazarlık, yarılan bir edebî vicdanın haykırışlarıdır. Velhâsıl kelam, Munzur'a da barajlar kurulacakmış, suyu peşkeş içilecekmiş, alabalıkları ölecekmiş, Düzgün Baba'nın keçileri yok edilecekmiş hizmet için, insanlık için. Genet der ki: "Kendimi insanlıktan çıkarmak bendeki en temel eğilimdir."
* Eren Barış: Müzmin öğrenci, çikolatasever
Posted by Fikirbaz at June 21, 2005 04:19 PM
- Save This Page At Del.icio.us