ÖSS neyi ölçecek?

( Yıldırım Türker, Radikal 2, 19.06.2005 )

Çocuklar, sevgili dostlarım; bu sınavda kazanamazsanız sakın kendinizi paralamayın. Bu sınav, en beterinden doğal seleksiyon örneğidir

Sağlık Bakanlığı, Öğrenci Seçme Sınavı öncesi öğrencileri beslenme konusunda uyarmıştı. Bakanlık, "Balık, et, yumurta, fındık, fıstık ve ceviz, uyanık kalma ve enerjinin tamamen kullanılmasını sağlar, beyin hücrelerinin çalışmasında önemli rol oynar. Sınavda suyun yanı sıra sıkılmış meyve suyu tüketmek konsantrasyonu artırır" açıklamasıyla gençlere ve ailelerine muhteşem bir hizmet sunmuş oluyordu. Böylelikle birkaç aydır sevgili vatanımızın dört bir yanı pişen et ve balık kokusuyla tütsülenmiş, herkes bir köşeye çekilmiş kıpış kıpış fındık fıstık yiyor, ceviz oynuyordu.


"ÖSS, neyi ölçer?" sorusunu kendimize ısrarla sormalıyız. Devletin vatandaşına tuttuğu eşitlik aynası, her halükârda karanlık bir alaycılık ürünüdür. Her vatandaşının belli bir miktarda balık-et tüketimini güvence altına alamamış, üstelik alacak güce ve anlayışa sahip olmayan bir devletin tutup bir sınav öncesi böyle bir 'tamim' yayınlamasının, o kusturucu tarih tedrisatındaki gülümseten bir ayrıntıdan, Marie Antoinette'in 'ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler' herzesinden ne farkı var? Tarihten ders çıkarmaktan onca söz edenler, söz konusu ecenin sonunu hatırlayıp biraz titreseler, daha dikkatli olacaklar.
Gençlerimiz, lise eğitimini bitirmiş olduklarına göre hayatın çeşitli sillelerini tatmış, doğdukları andan itibaren örgütlü bir zulmün bütün aşamalarından geçmiş ve hayatta kalmışlar. Arada dökülenleri bekleyen ömür boyu sürecek bir çıraklık, kapıkulluğu; basılı dili örgütleyenler tarafından dilenci veya potansiyel hırsız muamelesi ve sabıka. Yoksulluk. ÖSS'nin kapısını tıklatacak kadar inatçı olanlar ise o yoksulluktan kurtulabileceğini sananlar. Hiç değilse bir diploma. Bir meslek.
Belki de inanmıyorlar. Bir yanlarıyla mutlaka inanmıyorlar. Küçücük bir dokunulmazlık peşindeler yalnızca. Şehirli olmak, ufacık da olsa bir çevrede bey, hanım diye çağrılabilmek, ana-babalarının yüzünü güldürmek yeterli belki de onlar için. Belki tek istedikleri kendilerine bunca zulmeden hayatın daha esintisiz bir köşesinde kendi çocuklarını daha az zulmedilecekleri koşullarda yetiştirmek.
Belki de dünyayı değiştirmek istiyorlar. Bir araya gelebilmek için, hücreler kurup sabahtan sabaha yana yana gezebilecekleri bir ortama ihtiyaç duyuyorlar. Elbette biliyorlar ÖSS'nin kara bir alay olduğunu. Onların yeteneklerini, rüyalarını, bu dünyadan beklediklerini tartamayacağını. Onlar zaten kazanamadıklarında kendilerine küsmez, kendilerini yetersiz zannedip hırpalamazlar. Ben, onların yanından konuşuyorum.
Meslek liselerini bitirenler, türbanlı kızlar elendi. Devlet, türbanlı kızların birer meslek sahibi olmalarına, kendilerini dünyayla tartabilecek bir noktaya gelmelerine izin vermiyor.
İşçi ve emekçi çocuklarının devam ettikleri liselerin durumunu biliyoruz. Bütün duvarlar çatlak. Orada yürütülen eğitimin niteliğini de, özel okullarla kıyaslandığında neye tekabül ettiğini de biliyoruz. ÖSS'nin eşitçiliği, Sağlık Bakanlığı'nın fındık fıstık eşitçiliği gibi Anatole France'ın pek sevdiğim sözünü hatırlatıyor: "Hukuk, o muhteşem eşitlikçiliğiyle, köprü altında yatmayı, sokaklarda dilenmeyi ve ekmek çalmayı yoksullara da varsıllara da aynı şekilde yasaklar." Dünyanın çivisini herkes hissediyor.
Çocuklar, sevgili dostlarım; bu sınavda kazanamazsanız sakın kendinizi paralamayın. Bu sınav, en beterinden doğal seleksiyon örneğidir. Doya doya fındık fıstık yiyenler, et balık tüketenler ve doğuştan şanslılar bunu da kazanacak. Sizin tembelliğiniz, zeka kıtlığınızla ilgili değil. Az et yemişliğinizin de fazla ilgisi yok bu durumla. Ama, onlar, yani hitap edilenler, devletin kendisine muhatap aldıkları, o yaşaması ve sizden korunması gereken temiz orta sınıf, eğitim olanaklarıyla, dünyaya açılan hayal bile edemediğiniz yollarıyla elbette daha şanslılar. Onlar zaten çoktan kazanmış. Size dikte edilegelen o yüce idealler hiç de matah şeyler değil, sizin düşünebileceğiniz yepyeni varoluş biçimleriyle kıyaslandığında. Bilgisayar mühendisi olmadan da yerinden oynatılabilir bu dünya. Yeter ki coşkunuzu, hevesinizi kaybetmeyin.
Çocuklar, sevgili dostlarım; bu sınavda kazanırsanız, sakın kendinizi muktedir seçilmiş adayı sanmayın. Sakın boş yere şişinmeyin. Fırsatlarınızı iyi değerlendirmiş olsanız da kazanamayanların koşullarını bir an olsun unutmayın. Yoksa kendinizi dünyanın tepesinde zannedersiniz. Düşerseniz canınız acır. Düşmezseniz zalim olursunuz.
.............
Hayat beş şık halinde sunuluyorsa, seçilmesi gereken şık ille de e) hiçbiri'dir.






Recommend ;)

Email this entry to:


Your email address:


Message (optional):


   

 

 


   

 

     

Everything (233)
How To Make a Manual Westy Tent
Metallica Featured On 'We All Love Ennio Morricone'
Metallica's Master of Puppets named most influential metal album
Kidman car crash footage
Top 100 Fonts

Life (103)
Oh My God! We are expecting a pumpkin!!!
Back!!!
What's Up?
Bad News: Google Adsense Account Disabled
Weekend Updates

Photos (66)
Güven Kıraç
Erkan Can
Sebnem Donmez (Opening Ceremony, 43rd Golden Orange Film Festival)
Faye Dunaway (Honourary Award, 43rd Antalya Golden Orange Film Festival)
Old Woman in Sirince

Tr (148)
Kardeşimi vurdular
Babaolmak.com
Ruh halimin güvercin tedirginliği
Bu film oldu, hissediyorum
Vatandaşın güzel tepkisi

Universe (132)
China's Internet Addiction
The Oscar Nominees
BLA.ST: Promotional Directory
Google to buy YouTube for $1.65 billion
Estate of the Day: A Metallica Mansion

Videos (4)
Guiness World Record for most T-Shirts worn at one time
New Metallica Song with Wrong Bass :)
Enormous Time-Waster: Sesame Street Video Clips
A Funny Tv Commercial From Berlitz

Yazarım... (istersem) (9)
Lord of The Ring
Fırtınadan Önce...
Makyajsız şehirler, ´sahici´ kişiler
Tommy Lee Jones Kovalamaktan Usanmıyor
Aman Tanrım! (Veya Aman! Jim Carrey)

     

     
     
 
   
 

welcome to movable type