Ütopyadan cehenneme Google

(Haluk Şahin, 27 Ocak 2006, Radikal)

Her ütopya kendi cehennemini de bünyesinde taşır.
Google'ın Çin sansürüne teslim olması, birinden ötekine ne kadar çabuk geçilebileceğini gösteriyor.
Google'ı biliyorsunuz: Dünyanın en büyük
internet kuruluşu. Herhangi bir konuda araştırma yapmak isteyenlerin ilk başvurdukları kaynak. İnsanlığın ortak beynine giden yol.
Ya ütopya?
Yüzyıllar boyunca pek çok düşünür için 'komünizm' bir ütopya idi -ancak gelecekte hakikat olabilecek bir 'düş-ülke'.
Bu düşünürlerden Karl Marx, kendi ütopyasının temel ilkesini şöyle ifade etmişti: "Herkesten yeteneğine göre (alınacak), herkese ihtiyacına göre (verilecek)."


Bu uğurda büyük mücadeleler verildi. Ancak, tüm zorlamalara ve özverilere rağmen bu formülün gerçek hayatta uygulanması mümkün olmadı. Yeni bir düzen içinde adalet ve eşitlik arayışı, yepyeni adaletsizlikler ve eşitsizlikler yarattı. İnsanlar yetenekleri kadar vermeyi redderken, ihtiyaçlarından fazlasını almak için her yola başvurdular.
Bunun bir nedeni insan doğası ya da kültürel koşullanmaları ise, bir başka nedeni de 'dağıtılacak olan ortak birikim'in sınırlı olmasıydı. Herkese bol bol verecek kadar yoktu. Yiyecek, içecek, giyecek, barınak gibi maddi varlıklar paylaşıldıkça bölünüyor ve azalıyordu.
Ütopya zamanla kendi cehennemini yarattı.
21. yüzyılda yepyeni bir ütopya vizyonu çıktı karşımıza; 'Herkesten yeteneğine göre, herkese ihtiyacına göre' ilkesinin uygulanabileceği yepyeni bir alan. Google'ın ana lokomotifliğini yaptığı yeni bir âlem.
Google başta olmak üzere pek çok şirket, araştırma motorlarıyla ve veri depolarıyla insanlığın tüm bilgi ve kültür birikimini dijital ortamda erişilebilir hale getirme çabası içindeler. Gazete yazıları, konferanslar, kitaplar, bilimsel makaleler, haritalar, fotoğraflar, video görüntüleri, filmler, müzeler, her türlü müzik vb. vb. internet aracılığı ile erişilebilir hale geldi, gelmekte... Ortaya Marx'ın gıpta edeceği türden bir ortaklaşma ortamı çıkıyor...
Üstelik, maddi hayatta komünizmi olanaksız kılan çelişki burada tersine işliyor: İnsanlığın bu ortak birikimi birileri kullandıkça azalmıyor, tam tersine çoğalıyor. Birinin internette bir bilgiye erişmesi, onu eritmiyor, küçültmüyor, hatta artırıyor...
Gerçekleşmekte olan bu 'düş-ülke'nin olası cehennem anahtarını öteden beri seziyorduk:
Ya o ortak birikim birilerinin kontrolü ya da sansürü altına girerse? Ya bazı şeyler birtakım yöntemlerle saklanır ya da birilerini çıkarlarına uygun biçimde saptırılmış olarak verilirse?
En özgür olduğumuza inandığımız dönem en tutsak olduğumuz döneme dönüşmez miydi o zaman?
Adı komünist, ekonomik sistemi kapitalist, siyasal sistemi ise bir anlamda faşist olan Çin'de olanlar işte bu çerçevede önem kazanıyor. Google şirketi, tıpkı diğer internet devleri Microsoft ve Yahoo gibi, Çin hükümetinin isteklerine boyun eğmiş ve kurduğu Çince arama motoru sisteminin Çin hükümetinin emrinde sansür edilmesini kabul etmiş.
Örneğin, araştırmak için 'Tibet' yazıldığında, bu sözcük siyasal açıdan netameli sayıldığından karşınıza şöyle bir yazı çıkacakmış:
"Yerel yasalar ve politikalar nedeniyle bazı sonuçlar verilememektedir."
Çin hükümetinin netameli kelimeler listesi yayımlanmadığından Çinlilerin bilemeyeceği şeylerin kapsamını tam olarak bilemiyoruz.
Bunun çok geniş olduğunu tahmin edebiliriz.
Google'ın İngilizce arama motoruna sorulan soruları ise Çin hükümeti bizzat sansürden geçirmekte imiş. Yani, 'Sanal Çin Seddi' artık tüm ülkeyi kuşatıyor.
Sanal âlem ütopyasının nasıl bir karabasana dönüşebileceğini görebiliyor musunuz?
Google'cılar 111 milyon kişinin internet kullanmakta olduğu dev bir pazarın dışında kalmamak için, yani para kazanmak amacıyla, isteklere boyun eğdiklerini söylüyorlar. Demokrasinin vazgeçilmezi sayılan 'kamusal alan' bir kez daha paraya teslim oluyor.
Ütopyayı cehenneme çevirmek isteyen yalnızca Çin değil kuşkusuz. Geçenlerde Bush yönetimi de insanların hangi konularda araştırma yapmak istediğini öğrenmek için Google'a başvurmuş, ama (şimdilik) istediğini elde edememişti...
Tabii, cehennemin de katları var. Şimdi, Tibet ya da Tiananmen Meydanı'ndaki kıyımla ilgili soruya yanıt alamayacaksınız. Yarın, Çin hükümeti verilecek cevabı dikte etmek de isteyebilir.
Bu ütopyayı da cehennemleştirmek isteyenlere karşı verilecek mücadele 21. yüzyılı belirleyecek gündem maddelerinden biri olacaktır.






Recommend ;)

Email this entry to:


Your email address:


Message (optional):


   

 

 


   

 

     

Everything (233)
How To Make a Manual Westy Tent
Metallica Featured On 'We All Love Ennio Morricone'
Metallica's Master of Puppets named most influential metal album
Kidman car crash footage
Top 100 Fonts

Life (103)
Oh My God! We are expecting a pumpkin!!!
Back!!!
What's Up?
Bad News: Google Adsense Account Disabled
Weekend Updates

Photos (66)
Güven Kıraç
Erkan Can
Sebnem Donmez (Opening Ceremony, 43rd Golden Orange Film Festival)
Faye Dunaway (Honourary Award, 43rd Antalya Golden Orange Film Festival)
Old Woman in Sirince

Tr (148)
Kardeşimi vurdular
Babaolmak.com
Ruh halimin güvercin tedirginliği
Bu film oldu, hissediyorum
Vatandaşın güzel tepkisi

Universe (132)
China's Internet Addiction
The Oscar Nominees
BLA.ST: Promotional Directory
Google to buy YouTube for $1.65 billion
Estate of the Day: A Metallica Mansion

Videos (4)
Guiness World Record for most T-Shirts worn at one time
New Metallica Song with Wrong Bass :)
Enormous Time-Waster: Sesame Street Video Clips
A Funny Tv Commercial From Berlitz

Yazarım... (istersem) (9)
Lord of The Ring
Fırtınadan Önce...
Makyajsız şehirler, ´sahici´ kişiler
Tommy Lee Jones Kovalamaktan Usanmıyor
Aman Tanrım! (Veya Aman! Jim Carrey)

     

     
     
 
   
 

welcome to movable type